New to site?


Login

Lost password? (X)

Already have an account?


Signup

(X)

Mesele Sadece Oyun Değil #3: Sinema Sektörü, Dijital Platformlar ve Espor

25
Mar 2019

Mesele Sadece Oyun Değil’in mart konuğu olan Umut Aral’la birlikte sinema sektörüne, espora ve dijital yayıncılığa dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Öncelikle kendisine çok teşekkür eder, keyifli okumalar dileriz. 🙂

 

Sizin de bir Gamer olduğunuzu ve senaryolu oyunları daha çok sevdiğinizi billiyoruz. Peki en çok hangi oyunları oynuyorsunuz?

Genelde piyasaya yeni çıkan tüm senaryolu oyunları alıp oynamaya çalışıyorum. Şu aralar Spider-man, Red Dead Redemption, Witcher 3 ve Wolfenstien II oynuyorum. Unutulmazlarım arasında Last of Us, Heavy Rain, God of War, Uncharted serisi, Metal Gear Solid serisini sayabilirim.

2018 yılında Türkiye E-Spor Federasyonu’nun kurulmasıyla birlikte esporun artık bir spor branşı olarak kabul edilmesi, ailelerin ve oyunlara önyargılı insanların espora olan bakış açısını yavaş yavaş değiştirmeye başladı. İyi Oyun projesi ile birlikte esporu antrenman ve aslında hareket gerektiren gerçek bir takım oyunu olarak ele aldınız ve bizce esporu “bilgisayar başında iletişimsiz zaman öldürme” olarak düşünenlerin bu algısını kırdınız. Peki film sonrasında aldığınız geri dönüşler nasıldı?

Filmle ilgili inanılmaz iyi geri dönüşler aldığımı söyleyebilirim. Benim bu filmi öncelikli yapma sebebim gençlerin ve çocukların, espor ve bilgisayar oyunu sevdalılarının kendilerini ebeveynlerine ya da büyüklere anlatmakta güçlük çekmesiydi. İyi Oyun’u izleyen pek çok ebeveyn film sayesinde esporun ne olduğunu, bir meslek olabileceğini anladı. Bilgisayar oyunlarıyla ilgili fikirleri değişti, üstelik çocuklarıyla ya da torunlarıyla beraber izleyebilecekleri bir filmle de karşılaşmış oldular. Şu anda filmi izleyemeyenler filmi nereden bulacaklarını soruyorlar, izleyenler de ikincisinin ne zaman çıkacağını… Film geçtiğimiz günlerde Berlin Film Festivali bünyesinden uluslararası seyirci ile buluştu, şimdi Hong Kong’a gidiyor, bir yandan da Hindistan’da yapılan Calcutta Uluslararası Film Festivali’nde en iyi Aile Filmi ödülünün sahibi oldu. Bütün bunlara bakınca yola çıkış amacıma ulaştığımı düşünüyorum.

Bir Gamer olarak Türkiye E-Spor Federasyonu’nun kurulması ve espor farkındalığının daha da artması sizi heyecanlandırıyor mu? Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de esporun profesyonelleşmesi, bir federasyonunun olması çok önemli. Zaman çok hızla ilerliyor ve oyunlar, platformlar değişiyor ancak spor yapmak ve sporcu olmanın gereksinimleri ve kuralları hep aynı. Bu temel kuralların korunması adına federasyon elbette çok önemli bir yapı.

2018’de gösterime giren Avengers: Infinity War 257 milyon dolar gişe yaptı, aynı yıl satışa çıkan Call of Duty: Black Ops 4 oyunu ise sadece 3 günde 500 milyon doların üstünde satışa ulaştı. Bu rakamlara göre oyun endüstrisinin gelirlerinin artık sinema endüstrisi ile kafa kafaya geldiğini söyleyebiliriz. Oyuncu kitlesiyle beraber hedef kitlesi de giderek büyüyen espora; Mercedes, Audi, Fiat, Toyota gibi otomotiv devlerinin de sponsorluk yarışına girmesi sinema dünyasının bu alana daha fazla yönelmesine neden olacak mı?

Oyun endüstrisi film endüstrisini çoktan geride bıraktı bile. Oyunlar artık oyunculara, kendi filmlerini sonsuz olasılıklarla örülü dünyalarda yeniden yaratmaları için muazzam bir fırsat sunuyor. Film endüstrisinin önemli isimleri artık oyun endüstrisine de hizmet veriyor. Eskiden film endüstrisi ve oranın beslediği hayal güçlerinin yarattıkları oyun endüstrisini şekillendirirdi. Karakterler önce filmlerde karşımıza çıkar sonra oyun dünyasına girerlerdi, şimdi bu ibrenin artık ters yöne dönmeye başladığını görüyoruz.

İyi Oyun’la beraber, gittikçe daha da büyüyen oyun sektörünü beyaz perdeye aktardınız. Daha önce oyun sektörünü genel izleyici kitlesine sunmayı başaran çok tartışılsa da bu tarz bir yapım olmamıştı. Genel olarak Youtube üzerinden yayın yapan pek çok oyun içeriği üreticisinin kullandığı dilin aksine içinde “oyun” olan ve takım ruhuyla bir araya gelen gamerların mücadelesini konu alan başarılı bir film izledik. Bu konuda internet içeriklerine kıyasla yeni bir bakış açısı oluşturduğunuzu düşünüyoruz. Filmden önce internetteki içeriklere göz attınız mı? Genel olarak izlenimleriniz nelerdi? Araştırmalar yaparken sizi şaşırtan durumlar oldu mu?

Elbette, herhangi bir konuda bir film yapacaksanız sinema tarihindeki benzer örneklerini mutlaka izlemeniz gerekir; özellikle günümüzde hiçbir sanatçının, “ben bilmiyordum görmemiştim” demek gibi bir yanıt verme özgürlüğü olduğunu düşünmüyorum. İzlemeli, dinlemeli ve okumalısınız ki sürüden ayrılabilin.

Projenin başlamasıyla birlikte Youtube’da karşıma çıkan yerli ve yabancı espor dizilerini inceledim. Ancak bu platformdaki içeriklerden farklı olarak ben esporla dalga geçen bir film değil, onun gerçek bir spor olduğunu anlatan bir film yapmak istiyordum.  Esporla ilgili yapılmış en iyi belgeseller olan Free to Play ve Rise of the e-Sports Hero gibi pek çok belgeseli izledim. Konuyla ilgili New York Times, Wired, Wall Street Journal gibi uluslararası yayın organlarında çıkan pek çok makale ve araştırma yazısını okudum. Elbette League of Legends’ı da oynadım, turnuvaları canlı ve banttan izledim, profesyonel esporcularla vakit geçirdim. Bunların dışında sinema tarihine damgasını vurmuş neredeyse tüm spor filmlerini bir kez daha izledim, iyi bir sporcu ve takım hikâyesi nasıl anlatılır onu bulmaya çalıştım. Karate Kid, Goal, Creed, Rocky gibi filmler bana ilham kaynağı oldu.

Bir röportajınızda “Bir filmin olmazsa olmazı oyunculuktur. Kötü bir oyunculuk; reji, görüntü yönetimi, senaryo vs. ne kadar iyi olursa olsun filmden sizi derhal uzaklaştırabiliyor. Ben İyi Oyun’da, iyi bir oyunculuk çizgisi tutturduğumuzu düşünüyorum.” demiştiniz. Filmden önce bir youtuber ile çalışma fikri size nasıl gelmişti? Her ne kadar Orkun Işıtmak kendi videolarında da oyunculuk yapsa da, film öncesi bir youtuber ile çalışma konusunda çekinceniz oldu mu?

Ben yönetmenlik kariyerim boyunca 250’nin üzerinde reklam filmi yönettim, bu reklamlarda çok deneyimlisinden hiç kamera karşısına geçmemişine kadar pek çok farklı seviyede oyuncu ile çalıştım. Kimi zaman komut bile veremediğiniz bebekleri yönettim. Kamera karşısında profesyonel bir oyuncu değilseniz, youtuber olmanızın başka herhangi bir meslek sahibi olmanızdan hiçbir farkı yok. Orkun’un en önemli avantajı bana güvenip kendisini bana bırakması oldu. Çok çalışkan, öğrenmeye çok hevesli ve uyumlu birisi. İlk okuma provasından itibaren kendisini bana ve kendinden daha deneyimli olan profesyonel rol arkadaşlarına teslim etti, hazırlıklarını ve provalarını yaptı. Bence onca deneyimli partnerinin arasında iyi bir çizgi tutturdu diye düşünüyorum.

Netflix ve BluTV gibi internete özel içerikler üreten yayın platformlarıyla çalışmış biri olarak dijital yayıncılık ve sinema/televizyon yayıncılığının sizin açınızdan herhangi bir farkı var mı? Peki milyonlarca abonesi bulunan bu platformlar sizce sinema ve televizyonu nasıl etkileyecek? Özgürlük, çeşitlilik ve dinamizmin sektöre sağladığı faydaların yanında getirdiği yeni zorluklar da var mı?

Ben bir hikâye anlatıcısıyım, nerede ve ne şekilde anlattığımın bende bir önceliği yok. Elbette öyküyü anlattığınız formatın avantajlarını ve dezavantajlarını bilmeniz, hakim olmanız gerekiyor.

Bu platformlar daha şimdiden sinema endüstrisini ve izleme alışkanlıklarını geri dönülemez bir değişime uğrattı. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde istediğiniz içeriğe ulaşabildiğiniz, isteğinize göre tasarlanmış ve beğenilerinize göre sıralanmış içerikleri bir arada bulduğunuz bir platformun, seçimin sınırlı olduğu ve belirli bir zaman çizelgesine bağlı kaldığınız bir izleme anlayışı olan sinema salonlarını yenmesi kaçınılmazdı. Platformlar izleyici sayılarını artırdıkça bu savaşı daha da kazanacaklar. Biz yaratıcılara muazzam bir özgürlük, çeşitlilik ve dinamizm getirdikleri de su götürmez bir gerçek. Düşünsenize bir sene önce Hakan: Muhafız gibi fantastik bir projeyi yapacak yapımcı bulamayan senarist ve yönetmenler şimdi kendilerine bu riski alabilecek yapımcılar bulabilecekler, bu bile olumlu anlamda bir değişim.

7 Yüz, Hakan: Muhafız gibi dijital ortamda milyonlarca kişi tarafından izlenmiş yapımların yönetmeni olarak bu sektöre yeni adım atmış ya da atmak isteyen öğrenci ve mezunlara vereceğiniz tavsiyeler kuşkusuz çok kıymetli olacak. Şu an onların yerinde siz olsanız dijital çağın nimetleri diyebileceğimiz sosyal medya platformlarını projelerinizi hayata geçirmek için bir araç olarak kullanır mıydınız?

Günümüz gençleri bana göre hem şanslı hem de şanssız. Şanslı çünkü artık günümüzde cep telefonu var, ben bu işi yapmaya ilk başladığımda bir kameram bile yoktu. Şimdi en basit cep telefonunda bile kamera var. Dilediğinizi çekip; renk verip, montajlayabilirsiniz, müzik ve ses efekti koyabilirsiniz, yayınlayabilir ve takibini de yapabilirsiniz. Dolayısıyla, çok şanslılar. Ama çok şanssızlar çünkü rekabet çok, bunu yapabilen bir sürü insan var, o cep telefonu herkesin cebinde… Dolayısıyla, ben yönetmen olmak istiyorum, hikâyeler anlatmak istiyorum dediğinizde sizinle birlikte yola çıkmış milyonlarca insan var artık. Bu yüzden daha çok çalışmak gerekiyor, işini daha ciddiye almak gerekiyor; sektörde var olmanın eskisinden daha zor olduğunu da düşünmüyor değilim açıkçası. Hem dizi, hem reklam, hem de film sektöründe çalışmış biri olarak şimdiki gençlerin bu işe dahil olmak istediğinde ne kadar zorlandığını görüyorum. Hem kendileri ile zorluk yaşıyorlar, hem de dahil olmakla ilgili zorluk yaşıyorlar. Kendileri ile yaşadıkları en büyük zorluk; sabırsızlar. Bir an önce, her şey, bir seferde olsun istiyorlar. Tıpkı bu dijital platformların onlara her istediklerini bir anda sunması gibi hayatında onlara istediklerini bir anda sunmasını istiyorlar.

Şimdilik saklı kalsın dediğiniz ve yine bir ilk olacağını söyleyip ismini sakladığınız projenizle alakalı bir gelişme var mıdır? 

Elbette var 🙂

Bu aralar önceliğim Hakan: Muhafız’ın 3. ve 4. Sezonları. Onayı çok yakın bir zamanda geldi ve tüm hızımızla ona çalışmaya başladık. 2. sezon yakın zamanda seyirci ile buluşacak. Ben ilk üç bölümü yönetiyorum bu sezonda… Seyirciyle buluşması için gün sayıyorum, ayrıca izleyemeyenlere ya da yeniden izlemek isteyenlere bir müjde: ”İyi Oyun” yeniden vizyona girecek, üstelik yeni içerik ve sürprizlerle…

Etiketler:

    Benzer Yazılar