New to site?


Login

Lost password? (X)

Already have an account?


Signup

(X)

Dünyada Bir İlk

13
Ağu 2011

Hürriyet gazetesinin 12 Ağustos 2011 tarihli sayısında yer alan Elif ALTINDAĞ imzalı yazıdan alıntıdır.

Tamamen İstanbul teması ile dekore edilen ve içinde en eskisi 1633 yılına ait bir kitabın da yer aldığı yaklaşık 3 bin kitaplık İstanbul kütüphanesi bulunan Point Otel Barbaros, dünyada bir ilke imza attı ve büyükler için dijital oyun ve eğlence merkezi kurdu. ‘The Game for big kids’ dünyada bir ilk çünkü burada sadece konsol oyunları oynanıyor. Oyun oynamak için üye olmak şart… 1500 metrekarelik alan üzerine kurulu ‘The Game’de 300 kişi aynı anda oyun oynayabiliyor.

‘Oyun sadece çocuklar için değildir, büyükler de oyun oynar’ mantığından yola çıkılarak oluşturulan ‘oyun kulübünün’ özelliklerini otelin Genel Koordinatörü Gökhan Özbek anlattı.

DÜNYADA BİR İLK

Dünyada bu tarz bir oyun alanının örnedğinin olmadığını belirten Özbek, ‘The Game’i oyun oynanan diğer yerlerden ayıran farkı ”Bilgisayar oyunlarının oynandığı bir çok yer var. Jeton atıyorsun ve arkeit oyunlar oynuyorsun. Burada ise sadece konsol oyunları oynuyorsun. Sony ve Nintendo’nun konsollarıyla böyle bir mekan ilk kez yaratılıyor” sözleriyle anlattı.

OYNAMAK İÇİN ÜYELİK ŞART

‘The Game’e 18 yaşından küçükler giremiyor. Oyun oynamak için üye olmak şart. 3 ya da 6 aylık veya yıllık üye olmak gerekiyor.

HEDEF: İŞADAMLARI

”Herkes gelsin gibi bir kaygımız yok” diyen Özbek, otel müşterilerinin üye olmasalar dahi buradan faydalanabileceklerini hatırlattı ve hedeflerinin elit bir oyuncu kitlesi yaratmak olduğunu söyledi. Özbek, ”Hiç aklınıza gelmeyecek insanlar PlayStation hastası. Mesela devlet gibi bir hanımefendi geliyor, yanında müdürler, yardımcılar, çok ciddi görüşmeler, ben The Game’den bahsedince ‘biliyor musun akşamları ben play station oynuyorum ‘ diyor. Aynı şekilde birçok işadamının ve üst düzey yöneticinin bu oyunlara karşı ciddi tutkusunun olduğunu biliyoruz. Biz de burada onlara bir oyun alanı açtık.”dedi.

‘SANAT VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRDİK’

Peki böyle bir oyun merkezi kurmak fikri nereden geldi? Özbek’in bu soruya yanıtı ise şöyle oldu: ”Aslında Point Otel sanat, art-tech konseptiyle yola çıktı. Sanat ve teknolojiyi bir araya getirmek bizim asıl niyetimizdi. Otel yaşanılan bir mekan. Binanın içinde sanatı kullandığınız zaman ve de eğer huzurlu bir şekilde uygularsanız misafirin duygusal konforunu arttırıyor bu durum. Teknoloji de duygusal konfor değil de pratik konfor için şart. Aslında ben elektrik mühendisiyim ama bu işi yaparken sanat jargonlarını öğrendim. Bol bol kitap okudum estetik ve sanat üzerine. Friedrich Schiller’in bir kitabını okurken sanat ve teknolojiyi bağdaştırma gibi bir felsefesinden etkilendim. Oyunun içinde de sanat vardır derken aklıma bu teknolojik oyunlar geldi. Sanat ve teknoloji konseptinin oturduğu bu noktayı buldum. Ve fikrimi gittim Sony ile paylaştım. Başta korkuyordum tabii. Böyle bir yer kurmak, bunu da herkes için değil bir kesim insan için yapmak fikri acaba çok mu uçuk diye düşündüm. Sony bizi sahiplendi. İç mimari projeyi birlikte yaptık. Sonra Nintendo ile tanıştık. Onlar da işi sahiplendi. Ve burası böylece yaratıldı.”

‘ŞİRKETLER MOTİVASYON AMAÇLI KULLANIYOR’

Özbek, asıl niyetlerinin şirketlerin bu mekanı motivasyon amaçlı kullanmaları olduğunun altını çizdi. Bugüne kadar burada 25’e yakın kurumsal event ve ürün lansmanı yapılmış. Gökhan Özbek, sahne ve sunum alanları ile şirketlerin burayı toplantılar, eğitimler, seminerler ve lansmanlar için kullandığını belirtti ve ekledi:

”İnsanlar eğitim toplantılarında belirli bir günü aştıktan sonra sıkılıyorlar. Ama burası takım halinde oyun oynanabilecek bir yer. Ayrıca tasarladığımız turnuvalar da var. Şirketler dışarıdan gelip turnuva da alabilecekler.”

300 KİŞİ AYNI ANDA OYUN OYNAYABİLİYOR

Sabah 10.00’dan gece 02.00’ye kadar açık olan ‘The Game’de konsol oyunlarının haricinde kartlarla oynanan ‘Tabu’ ya da ‘Scrabble’ gibi oyunların  da olduğunu söyleyen Özbek, kulübün özelliklerini şöyle anlattı: ”1500 metrekarelik alanda 150 tane oyun konsolu var. 300 kişi aynı anda interaktif bir şekilde oyun oynayabiliyor. Burada ister yarış simülatörlerinde üç boyutlu gözlüklerle hız yapabiliyorsunuz, isterseniz en sıkı futbol maçlarını oynayabiliyorsunuz, ya da hareket algılama teknolojisiyle boks ya da tenis maçı yapabiliyorsunuz. Boks maçı oynamak isteyenler için boks ringi, tenis maçı yapmak isteyenler için tenis kortu var.  Ya da kapalı müzik odalarında sevdiğiniz müzik grubuna bateri ya da gitarla eşlik edebiliyorsunuz. 2 tane de VIP oda var. Bu odalarda mini bir parti vermek, 4-5 kişinin bir araya gelip oyun oynaması da mümkün. Odalarda TV, bilgisayar ve dev bir perde var.Burada fantastik tasarımlar da yaptık. Mesela Counter Strike diye bir savaş oyunu var. O oyundaki bir savaş mekanını birebir buraya da yaptık.”

KADINLARIN FAVORİSİ ‘BOKS’

Özbek, şu anda 150 üyesi olan ‘The Game’in üye profilinin ise ağırlıklı olarak erkeklerden oluştuğunu vurguladı. Bayan üyelerinin de olduğunu söyleyen Özbek, kadınların en çok boks oyunu oynamayı tercih ettiğini ve bunun kendisini çok şaşırttığını belirtti.

Gökhan Özbek, ‘The Game’in maliyetinin 1,5 milyon doları bulduğunu kaydederek, evde oyun oynamakla ‘The Game’de oyun oynamak arasındaki farka da değindi: ”Evde böyle bir ekran alırsınız, sistemi kurarsınız. En fazla 4-5 arkadaşınızla toplanıp oynarsınız. Ama buranın iç mimarisi de farklı. Mesela savaş oyunları oynamak isteyenler için savaş alanı oluşturduk. Counter Strike gibi bir savaş oyunundan alınan birebir bir savaş tünelini burada oluşturduk. Burada asosyal insanları sosyalleştirmeye de çalışıyoruz. Bilgisayara kilitlenme işi burada sosyallik kazanmaya başlıyor. Oyun oynamak insanları çocuklaştırıyor. Burada herkes oyun oynarken çocuklaştığı için ortam daha da sosyalleşiyor. Mekanda konsept partiler de yapılıyor. Mesela 24 Eylül’de bir Zombi gecesi düzenlenecek. Partiye isteyen üyeler zombi kıyafeti ve makyajı ile katılabilecek, zombi oyunları oynayacak. ”

OYUN SADECE ÇOCUKLAR İÇİN DEĞİLDİR

”Burada oyunun sadece çocuklara yönelik olmadığını, oyunun çok ciddi bir iş olduğunu ispatlamaya çalışıyoruz” ifadesini kullanan Özbek,  ”Oyun insanın devamlı yapması gereken bir aktivite. Bernard Shaw der ki; ‘İnsanlar yaşlandıkları için oyunu bırakmazlar, oyunu bıraktıkları için yaşlanırlar.’ Aslında hayat da bir oyun. Biz bunun ciddiyetini ortaya çıkarmak için yola koyduk” dedi.

Etiketler:

    Benzer Yazılar